«

»

Nis 17

Başbakanın Marmara Denizinin neden kirli olduğunu açıklayamadığı ortaya çıktı.

Bursa Milletvekili Kemal Ekinci’nin Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından cevaplandırılmasını istediği MARMARA DENİZİ KİRLİLİĞİ İle ilgili sorulara gelen yanıtlarda, Başbakanın Marmara Denizinin neden kirli olduğunu açıklayamadığı ortaya çıktı.

Marmara Denizi’nin çözünmüş oksijen miktar ölçümleri yapıldığı belirtilmesine karşın 2009-2011 yılları veriler bulunmakta 2012 yılı verileri olmadığı gibi son 10 yıllık verilere de ulaşılamamaktadır. Marmara Denizi üst tabaka sularının ortalama toplam organik karbon miktarı 200 uM olarak saptanmıştır. Su kalite sınıfları açısında 1’den 4’e kadar sınıflandırılan değerlendirmede- ki 4 sınıf suların 12 uM olması gerekirken bunun 16 katı kirli olduğu ve Marmara Denizi’nin karbon miktarı açısından yoğun bir kirliliğe sahip olduğu görülmektedir. Marmara Denizinde askıda katı madde miktarları 2009 – 2011 yılları arasında ölçülmüş ve yüksek çıkan değerlerin evsel ve endüstriyel atıklardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Marmara Denizi’nde deterjan kirliliği ile ilgili çalışmalarda özellikle İzmit Körfez bölgesinde anyonik deterjan değerlerinin kabul edilebilir seviyenin(1,5 mg/l) çok üzerinde olduğu (yüzey suyu 232 mg/l – dip suyu 307 mg/l) ve Marmara Denizinin özellikle evsel atıklarla yoğun olarak kirlendiği görülmektedir. Marmara Denizi boyunca fekal koli,  Klorofil, Fosfat, Azot, İnorganik fosfat iyonu ve oksitlenmiş azot (NO2 + NO3) konsantrasyonlarının değişimlerin izlendiği belirtilmesine karşın söz konusu değerler bildirilmemiştir. Deniz ortamları için ötrofikasyon sınırları ölçülmekte olduğu belirtilmiş ancak söz konusu konsantrasyonların Marmara Denizi’ne nereden girdiği sorusuna yanıt verilmediği gibi bu konsantrasyonların mevcut atık su arıtma tesislerinden kaynaklanabileceği ve bu tesislerin yenilenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan 7 ildeki Atık Su Arıtma tesisleri ile ilgili olarak;

mmm

Görüleceği gibi Marmara Denizine kıyısı bulunan iller yalnızca %34’inde arıtma tesisi olduğu görülmektedir. Marmara Denizi’nde her türlü deniz taşıma araçlarının sintine ve balast sularından, rafineri ve petrokimya komplekslerinin atık sularından, petrol dolum ve boşaltım tesislerinden ve tanker trafiğinden kaynaklanan petrol kirliliği ile ilgili ölçümlerin PAH değerleri üzerinden yapıldığı, İzmit Körfezinde değerlerin çok yüksek olduğu belirtilmesine karşın sadece acil durum planlarının yapıldığı, ancak bu konuda ne gibi bir önlem alındığı ifade edilmemiştir.

Sonuç olarak;

Marmara Denizi’ni Ege ve Karadeniz’e bağlayan iki önemli suyolu İstanbul ve Çanakkale Boğazlarıdır. Ülke nüfusunun yaklaşık %25’ini ve sanayinin %60’ını barındıran Marmara Bölgesi, ülke yüzölçümünün %9’luk bir bölümünü kaplamaktadır. Ülke sanayinin bu kadar büyük bir bölümünü barındıran, buna ek olarak Türkiye’nin en büyük metropolünü sınırları içerisinde bulunduran bu bölgede, Deniz kirliliğinin yoğunluğu görülmektedir.  Türkiye’nin tek iç denizi konumunda olan Marmara Denizi, son yıllarda kirlenmenin büyük bir hızla ilerlediği en tehlikeli bölgedir. Marmara Denizi’nde evsel, endüstriyel atık sularla tarımsal arazilerden gelen drenaj suları, gemi trafiği, akarsuların getirdiği kirlilik yükleri gibi kirlilik yükleri ve bileşimlerinin tutarlı bir biçimde saptanması, gerekse alıcı ortam olan Marmara’nın bu yüklere gösterdiği reaksiyonların hesaplanması ve gereken önlemlerin alınması gerekmektedir.  Başbakanlığın bu konuda gerekli çalışmaları yapmadığı açık olup, Marmara Denizi hakkında yeterli bilgilere sahip olmadığı gelen yanıtlardan görülmektedir.  MARMARA S.Ö. YANIT.1.


MARMARA S.Ö. YANIT.2.
 MARMARA S.Ö. YANIT.3.MARMARA S.Ö. YANIT.5. MARMARA S.Ö. YANIT.4.MARMARA S.Ö. YANIT.6. MARMARA S.Ö. YANIT.7.

 

 

 

Bir Cevap Yazın